Wall Street, S&P 500 şirketlerinin üçüncü çeyrekte (Q3) %29,6 oranında kar büyümesi göstermesini bekliyor. CNBC’nin yatırım paneline göre ise rallinin devam edip etmeyeceğini belirleyecek olan asıl unsur, yapay zeka ile bağlantılı teknoloji devlerinden gelecek yönlendirmeler olacak.
Q3 bilanço sezonunda çıta yüksek: FactSet verileri son 40 çeyreğin 37’sinde büyümenin beklentileri aştığını gösteriyor. Yani beklentiye paralel bir rapor dahi piyasada hayal kırıklığı yaratabilir.
Q3 Bilanço Fiyatlaması Zaten Gerçekleşti mi?
Panelistlerden biri sonuçların büyük oranda tahmnilere paralel geleceğini öngörüyor. FactSet verilerine göre, analistler Q3 tahminlerini çeyrek içinde %1,4 yukarı güncelledi. Oysa, son 10 yılda tahminler genellikle çeyrek içinde ortalama %2,5 aşağı çekiliyordu.
Şu ana kadar 9 ekim itibarıyla bilanço açıklayan 19 S&P 500 şirketinin %84’ü beklentileri aştı. Detaylar burada.
Ancak panelist asıl sınavın şirketlerin gelecek döneme dair verdikleri öngörüde olduğunu belirtiyor. FactSet Earnings Insight raporuna göre, 2027 için %15,8’lik kar büyümesi öngörülüyor. Bu oran, 2026’daki %32,7’lik büyümeye kıyasla dikkate değer bir düşüş.
Şirketler, bu çeyrekte yönlendirmelerini zaten yukarı taşıdı. S&P 500 içindeki rekor 72 firma pozitif Q3 kar beklentisi açıkladı ve bunların 44’ü teknoloji sektöründen.
Bir diğer panelist, piyasa tepkisinin bazen verilerden daha etkili olabileceğini söylüyor ve zaman zaman Nvidia hisselerinde de güçlü sonuçlara rağmen geride kalan fiyat performansını örnek gösteriyor.
Bu arada başka bir panelist, S&P 500’deki hisselerin yarısından fazlasının 200 günlük ortalamalarının altında kaldığına dikkat çekiyor.
Yapay Zeka Harcamaları Piyasayı Desteklemeye Devam Edecek mi?
Bir panelist, teknoloji sektörünün yeni sınavının hyperscaler’lar yani dev bulut şirketlerinin AI veri merkezlerine yatırım yapmayı sürdürüp sürdürmeyeceği olduğunu vurguluyor. Paneliste göre yönetici röportajlarında geri adım atıldığına dair bir işaret yok çünkü harcamaların kısılması, yapay zeka yarışında geride kalmak anlamına gelir.
Aynı panelist, tahvil getirilerinin dengelenmesi, bu hafta açıklanacak enflasyon verileri ve büyük banka bilançolarının ise diğer sektörlerin bu trende ayak uydurmasına yardımcı olabileceğini söylüyor.
Buna karşılık, başka bir panelist finansmanın burada kilit bir unsur olduğunu vurguluyor ve yatırımcıların AI temalı borçlara giderek daha temkinli yaklaştığını gösteren raporları hatırlatıyor.
Faizler üzerindeki baskıyı artırıyor. 10 yıllık ABD tahvil faizi, Hazine verilerine göre, 9 ekim’de yüzde %5,24’e çıkarak son 24 yılın zirvesine ulaştı.
Bir panelist, çeşitli teknoloji devlerinin beklentileri karşılayamaması halinde piyasanın bunu sindirmekte zorlanabileceğini söylüyor. Söz konusu olumlu yönlendirmelerin büyük kısmı teknoloji firmalarından geldiğinden, endeksin momentumu büyük ölçüde bu sektörün performansına bağlı olabilir.









